25 Eylül 2011 Pazar

Geçen Gün

 Bugün 25 Eylül 2011, saat 04.55 ve Pazar günündeyiz. Neredeyse hemen her gün düşünebilmek için fazla vaktim oluyordu, ama öyle saatler var ki gece ve sabah ışıkları arasına sıkışmış, işte bu saatler arasında düşünmeye yönelmek insana bir şeyleri daha net gösteriyordu.

 Mesela, çalışıyorsan bilirsin. Sabahın ilk ışıklarıyla uyanıp işe gitmek için yola koyulduğunda gördüğün en net şey insanların hiç bir şeye aldırmayıp yollarına gittiğidir. O aldırış etmeyen bedenlerin altında yatanı biraz daha net görürsün. O saatlerde kimse senin nereye baktığınla fazla ilgilenmez. Ben bunu tecrübeyle sabit kılmıştım. Elbette ben henüz işe falan gitmiyorum, ama öğrencilik yıllarım sabahçı olarak geçmişti. Gittiğim okullar da evimden uzak olunca tek yaptığım şey hazırlanmak ve beni almak için gelen servise yönelmek oluyordu. Servise girdikten sonra bir cam kenarını seçip oturur ve dışarıyı izlerdim. E-5 üzerindeki araba topluluğunu geçtikten sonra işe yürüyen insanları izlerdim, işte onların yüz ifadeleri ve aceleci halleri bir şeyleri daha net sergiliyordu. 
 Bir insan çevresinde olup biteni net olarak anlamak istiyorsa, kafasını kaldırıp etrafında bulunan bedenleri seyretmelidir. 

 İnsanları çözebilmek için bir yogi kadar sabırlı olmanız gerekir. Mümkün olduğunca çok insan tanıyıp, çok azıyla yakın diyaloglar içine girmelisin. Herkesi sistemin merkezine oturtmaya kalkarsan, sistem bir noktada kopar ve ağırlıklar altında kalır. Fakat, yaşadığın sürece ne kadar insan tanırsan tanı, "kazık yememenin" bir garantisi asla olmayacaktır. Sen sadece, alacak olduğun yarayı en aza indirgemeye çalışırsın, ki bu da azımsanacak bir şey değildir. Sevdiğin insanı seçerken de bir hayli özen göstermen gerek, sevdiğin insanı çözebilmek için kendini kapatman gerekir. (Kendini kapatman gerekir, derken; Hislerini bir kutuya koyup, sağlıklı düşünmeye çalışman gerektiğini söylüyorum.) Sevgi, etkin bir kör etme aracıdır. Kişiyi kolay çözemezsin. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder